Menu:




















 

YOZGAT MANİLERİ

ELBİSEME MANİ VAR.

Elbisem iki koldur             Elbisem ölçülecek

Biri sağ biri soldur            Eteğim biçilecek

İki kaşın arası                  İmansız gavur oğlan

Yare gidecek yoldur         Şerbetim içilecek

 

Elbisesi pembeden           Elbisemin küloşu

Yakışıyor giymeden         Sıkıyor kırışmıyor

Yaktı beni kül etti             Nazlı yarin resmine

Onbeşime girmeden         Söylüyom konuşmuyor.

MANİLER ÇİÇEK AÇTI.

Çiçekler açtı soldu                 Çiçek açtı sarımsı

Benzin sarardı soldu              Benzim oldu karamsı

Sensiz geçen günlerim          Yardan haber gelmedi

Karanlık zindan oldu             Yok mu bunun çaresi

 

Çiçekler dalda kaldı               Çiçek demetlemekten

Belikler solda kaldı                Gün güne eklemekten

Hafta geçti gelmedi               Geleceksen gel yarim

Gözlerim yolda kaldı.            Yoruldum beklemekten

MANİ DALDA BALLANDI.

Asmalarda üzüm var              Asmadan üzüm aldım

Salkımında gözüm var           Yemedim güzün aldım

Yozgat’ın Kızlarına                Ben o yarin uğruna

Bir çift tatlı sözüm var           Ölümü göze aldım

 

Asma dibi bükmeli                  Asmada üzüm san

Dibine gül dikmeli                   Kem midir sözüm sana

Gurbet elden yar seven          Seher yıldızı gibi

Biraz kahır çekmeli                   Dikmişim gözüm sana

MASKARA MANİ KARA.

Karadut parmak gibi              Kara hergin içinde

Yarim var kaymak gibi           Mavi dizlik dizinde

Yarim olsa neyleyim              Sallansın öyle gezsin

Azıcık oynak gibi                   Ergenlerin içinde

 

Kara kara böcekler                Kara biber daneler

Dolmayı delecekler                Yıkılsın meyhaneler

İstemiyorum o puştu            Ölürse çoklar ölsün

Zorunan verecekler              Yaşasın birtaneler

KAVAK DALINDA MANİ.

Kavağın kolu dalı                     Kavağa karga geldi

Esiyor deli deli                          Gönlüme dalga geldi

Sen bana yar olmazsın            Yarin kulaç kolları

Çektiğim elin arı                        Üstüme halka geldi

 

Kavak başında karga                Kavaktaki kar imiş

Vurdum yatırdım arga               Yel vurmuşta erimiş

Üzerim yüklü çıktı                      Otuz iki meyvanın

Canım ister kavurga                  En tatlısı yar imiş.

MANİ MELER KOYUNLAR

Koyunlar gelmiş sağına         Koyun kuzudan olur

Sürün ayşe hanımın bağın     Ekmek beziden olur

Ayşe hanımın bir kızı var       Şimdiye kavuşurduk

Benzer tereyağına                  İş bir cazıdan olur

 

Koyunlar kuzuluyor              Koyunu özde gördüm

Yüreğim sızılıyor                   Sürmeyi gözde gördüm

Ne deyimde ağlayım             Zehmeride gül olmaz

Gönlüm pek arzuluyor           Ben kızda gördüm.

YOZGAT’A MANİ ATTIM.

Yozgat yollar taşlı            Yozgat’lıyım hazlıyım

Dön beri kalem kaşlı          Kalemliyim yazlıyım

Şu güzel Yozgat’lının        Yozgat’ta sevdiğim var

Yine gözleri yaşlı                Onun için nazlıyım

 

Yozgat benim durağım           Yozgat’ın yollarına

Ben yarimden uzağım            Taş dökem göllerine

Eller yar yar dedikçe               İlik düğme olayım

Yanar benim yüreğim             Yarimin kollarına

EŞMEDEN MANİ AKAR.

Eşme suyun ne tatlı                 Eşme suyun bulanık

Başına gelen atlı                       Cahilin bağrı yanık

Anam babam sağolsun           Eller yare kavuştu

Hepsinden yar tatlı                   Ben döşşekte uyanık

 

Eşme eşdim durulsun               Eşme susuz olur mu

Yu mendili kurusun                 Dibi kumsuz olur mu

Çifte giden oğlanın                  Ben valiye danıştım

Çift demiri kırılsın.                    Yiğit yarsiz olur mu

MANİCİ MANİ SÖYLER

Maniciyim manici                Mani bilmem nideyim

Çek belinden kılıcı               Hangi yola gideyim

Eğer babam verirse            Ellerin ki mor çiçek

Varıcıyım varıcı                   Ben kötüyü nideyim

 

Maniciyim manici                Mani bilmem naçarım

Köyümüzde birinci             Dilden badem saçarım

Baban seni verecek            Anahtarsız  kapıyı

Alıcıyım alıcı                      Yar kitler ben açarım.

ERİK DALINDA MANİ.

Eriği dikme yarim                     Erik dalda top durur

Dikip de sökme yarim             Oğlan atı kopturur

Er geç ben seninim                  Kızın gönlü olursa

Kasavet çekme yarim             Al yanaktan öptürür

 

Eriği ezdireyim                        Eriği dalda koyan

Kaleme dizdireyim                 Gözümü yolda koyan

Cep aynası değilsin              Ne gavur ne müslüman

Cebimde gezdireyim             Beni bu halde koyan

BAĞA GİRDİM MANİYE.

Bağa girdim yaprağa             Bağa vardım budama

Alnım değdi toprağa             Sefa geldin odama

Kız ben seni almadan            Sefadan iş çıkmıyor

Girmem kara toprağa             Dünür yolla babama

 

Bağa vardım ışgına               Bağım var bellenecek

İzin aldım beş güne               Bülbülüm dillenecek

Mevlam bizi kavuştur           Sabırlı ol sevdiğim

Evliyalar aşkına                     Ablam var yollanacak.

DAĞ MANİ DUMAN MANİ

Çorabın ağına bak                Çorabını ördüğüm

Dönde bir bağına bak         Ayda bir yol gördüğüm

Beni özlediysen                   Sana hasta diyorlar

Yozgat’ın dağına bak          Nasıl oldun öldüğüm

 

Çorap ördüm milinen           Çorap miliynen seni

Dürdüm büktüm gülünen    Sarsam teliynen seni

Nazlı yare yolladım              Ellerinen konuşma

Otuz iki dilinen                     Gönlüm günüler seni.

MANİ DENİZE GİDER.

Deniz geçer sal değil        Denizlerde minare

Sözlerim masal değil         Dalga vurdu kenara

Gönül çarşı pazarda         Ben yarimden vazgeçmem

Satılacak mal değil            Herkes dursun kenara

 

Deniz kenarındayım            Denizin ortasında

Sırça sarayındayım             Mum yanar su tasında

Al işlikli oğlanın                 Allah canımı alsın

Her gün hayalındayım.      Üç güzel ortasında.

MANİ EKTİM AZ BİTTİ.

Ekinler ekiliyor                  Ekin biçtim go iken

Çiftçiler çekiliyor              Dibinde sarı diken

Eller yarim dedikçe           Verin benim yarimi

Bellerim bükülüyor           Öğreteyim tor iken

 

Ekini katlı yarim                Ekin ektim terledim

Dilleri tatlı yarim               Dama çıktım parladım

Gel dedim de gelmedi       Sevdiğimi görünce

Gavur inatlı yarim              İpek mendil salladım.

MANİ KAYADA OLMAZ.

Kayaların yılanı                  Kayalar buz bağladı

Gel dolanı dolanı               Acılar iz bağladı

Şu Yozgat’ın dağında       Beni bir gelin vurdu

Yat beleni beleni                Yaramı kız bağladı

 

Kayadan endim eniş          Kayadan atın beni

Mendili dolu imiş               Kumlara katın beni

O yar bana bakarken         Emmim oğlu almazsa

Bıyığını sıçan yemiş          Pazarda satın beni.

MANİ DEREYE GİDER.

Dereler yandan gelir          Dere başı çim tutar

Bu sevda candan gelir      İki kardeş mum tutar

Yar lavanta sürünmüş       Küçüğünü ben alsam

Koku Yozgat’tan gelir       Büyüğünü cin tutar

 

Dereden yatırı var            Dere boyu gitmedik

Acemi katırı var                Kırda koyun gütmedik

Seni almazdım amma        Şu gülmedik başımda

Ananın hatırı var              Çimen kaldı bitmedik

GÜL MANİYEN DANIŞIR.

Gül ektim hardal oldu           Gül dalını eğer mi

Hardallar dal dal oldu           Ucu yere değer mi

Yeni el bir yar sevdim           Sende gönlü olmayan

Düşmanlar kol kol oldu.       Böyle boyun eğer mi

 

Gülün yaprağı kat kat           Gül gelir asmayınan

Alıyor beni firkat                   Su gelir basmayınan

Günlüksüz çalışmıyor           Çirkin güzel olur mu

Yar al yanına ırgat                 Oğlana küsmeyinen

KUŞBURNUDAN MANİYE.

Kuşburnuna kuş konmaz     Kuşburnu güllenir mi

Konsa da karnı doymaz       Dibi gübürlenir mi

Yar üstüme yar sevmiş    Mahallesinden yar sevenin

Kulağım bile duymaz           Mintanı kirlenir mi

 

Kuşburnunun kurusu         Kuşburnu güllenmez mi

Geçti kızlar sürüsü              Dibi gübürlenmez mi

Sürüsünden fayda yok      Yar üstüne yar sevmiş

Yaktı beni birisi                   Mintanı kirlenmez mi

ÇEŞMESİ MANİ AKAR.

Çeşme önünde musluk         Çeşme başı beklerim

Oğlanlar ıslık çalar                 Vay benim emeklerim

Şu Yozgat’ın kızları                İmansız yare düştüm

Cepte kavrulmuş fıstık           Sızılar yüreklerim

 

Çeş pınar çeşme pınar           Çeşme yaptım akıtma

Derdimi deşme pınar             Yar yollara bakıtma

Yar buradan geçerken           Mektup yazdım yolladım

Bensiz konuşma pınar           Düşmanlara okutma

MANİ BİNDİRDİM ATA

Ata binip savuşma                Atım araptır benim

Çalıları dolaşma                      Yüküm şaraptır benim

Öp babanın elini                     Yarim küsmüş gidiyor

Gerisine karışma                     Halim haraptır benim

 

Ata binerim ata                       At olu tepinmez mi

Tabanca ata ata                      Kız olur öpülmez mi

Kurudu kemiklerim                 Yarin öptüğü yerde

Yalınız yata yata                     Gül olup bitilmez mi.

MANİ KAR İLE YAĞAR.

Kar yağıyor yağıyor             Kar yağdı kar üstüne

Yozgat’ın tepesine               Yar sevmiş yar üstüne

Yozgat’lı oğlanların              Varsın sevsin neyleyim

Fiyaka neresine                     Dut yemiş nar üstüne

 

Kar yağar üstümüze              Kar yağar ipek gibi

Yelerler kastımıza                   Dökülür kepek gibi

Bizde düşman çok amma      Orada ne ürüyon

Gelmezler üstümüze               Zincirli köpek gibi.

MANİDE ARMUT BALI.

Armutun aşısına                     Armut dalı kırıldı

Oturdum karşısına                  Su dibinde duruldu

İnsan gönül verir mi               Vallahi haberim yok

Kapı bir komşusuna               Gaybetime vuruldu

 

Armut dalda dallanır              Armut dalında diken

Kız bahçede sallanır               Dişlemedim ham iken

Sallandıkça sallanır                 Kıymetini bilmedim

Şekerlenir ballanır                   Nazlı yar yanımdayken

MANİM VAR ÇUBUK GİBİ

Çubuk kestim incecik             Çubuğum yok uzatam

Daha yaşım gencecik             Yollarını gözetem

Havaslandım yar sevdim       Ay oğlan ayarın yok

Saramadım bir tecik                 Seni kime benzetem

 

Çubuğun kırmızı dalı               Çubuğunda lüleyim

Sevdalıyım sevdalı                  Sen söyle ben güleyim

Yarime kurban olsun               Ne dedim de darıldın

Yalan dünyanın malı               Önün sıra öleyim.

ARPA YOLDUM AZ KALDI.

Arpa buğday çec olur               Arpa yoldum az kaldı

Güzeller güleç olur                     Tel kırıldı saz kaldı

Güzelin boynundaki                   Merak etme nazlı yar

Yiğide ilaç olur                            Kavuşmaya az kaldı

 

Arpa yoldu gül iken               Arpa buğday biçemem

İçinde mavi diken                   Yolum dardır geçemem

Verin benim yarimi                  Yıldız kadar kız olsa

Babam evinde iken                  Yine senden geçemem

HARMANDA MANİ SÖYLER.

Harman yerinde durdum           Harman yeri malama

Kınalı keklik vurdum                  Selam söylen halama

Güzellerin içinden                      Ben varmıyom oğlana

Telli kıza vuruldum                    Dudakları yalama

 

Harman yeri yaş yeri              Harmanda hasırım var

Usul bas yavaş yürü              İçinde mısırım var

Koynundaki turuncu              Doğru söyle emmioğlu

Bana ver de boş yürü            Benim ne kusurum var.

MANİ BAHÇEMDİR BENİM.

Bahçe bara gider mi                   Bahçede gül ağacı

Hayva nara gider mi                  Dibinedir ilacı

Emmim kurban oluyum             Sizin deli kızınız

Bu yol yara gider mi                  Kara biberden acı

 

Bahçe bezik değil mi                  Bahçede gezen oğlan

Adım kezzik değil mi                  Çevresi güzel oğlan

Ben sevdim eller aldı                 Anan sana kız bulmuş

Bana yazık değil mi                    Parayı kazan oğlan

AY DOĞAR MANİ DOĞAR.

Ay bekledim gecikir                Ay doğar dolanmaz mı

Yar yolladım seçilir                  Bana yar bulunmaz mı

Yozgat’a haber salın                Senden evvel ölürsem

Nişanlısı dikilir                          Cenazem kılınmaz mı

 

Ay aydınlık varamam             Ay doğar elek gibi

Dile destan olamam                Gün doğar melek gibi

Ay buluda girince                  Yarim hamamdan çıkmış

Bağlasalar duramam              Turfanda kelek gibi.

MANİ MANİ BALLANDI.

Bal ile karışığım                          Giden ay tutulurmu

Gel benim alışığım                      Bala tuz katılırmı

El yanında küsülü                      Zehmerinin ayazı

Tenhada barışığım                     Yalınız yatılırmı

 

Bal koydum bal atsına              Bal koydum bal atsına

Havlunun ortasına                    Halının ortasına

Yarim püskül yaptırmış            O yar kekil kestirmiş

Kuluncun ortasına                   Alnının ortasına

BİZİM MANİ ALLANDI.

Al giydim alsın diye               Alınan yeşilinen

Mor giydin sarsın diye          Gezmeli eşininen

Gelenlere varmadım                Daha yol mu gözleyim

Sevdiğim alsın diye                Şu cahil başımınan

 

Al şalım mavi şalım                Al bürüğü başında

Ah edip ağlaşalım                  Kemer oynar kaşında

Aramızda düşman var           Kız bittim tükeniyom

Biz nasıl konuşalım               Toplunuzun başında

Kaynak: Değerli hemşehrimiz Ertuğrul KAPUSUZOĞLU’nun 1996 YOZGAT Kültür Takvimi:

DERLEME:

Maniye maraz derler

Güzele kiraz derler

Kime derdim yansam

Yana yana gez derler

 

Taş dönmüyor dönmüyor

Taşdan bulgur emmiyor

Kör olası kevgene

Bişirdiğin yenmiyor

 

Ağam derim naçarım

İnci mercan saçarım

Sen azrail olunca

Ben cennete kaçarım

 

Ağam derin naçarım

İnci mercan saçarım

Dünya deniz olunca

Ben kuş olur uçarım

 

Ağaçlarda kestane

Kestane tane tane

Benim sevdiğim oğlan

Şu Yozgat'da bir tane

 

Ağaçlarda kliraz var

Kirazları yemezler

Ah vefasız analar

Evlen oğlum demezler

 

Ağ bürüğüm dolapta

Sarı milim çorapta

Ben yarimi bilirim

Şu karşı ki konakta

 

Ağ bürük bürünmüyor

Yar bu gün görünmüyor

Evler cehennem olmuş

İçeri girilmiyor