Gür iseniz gözlerinizden öper başarılar dilerim.Yok değilseniz, yine gözlerinizden öper yine başarılar dilerim.” diye tatlı bir mektup. Bu mektubu yazan benim birinci, ikinci ve üçüncü sınıfta öğretmenliğimi yapan hâlâ İzmir’in bir kasabasında yaşayan şimdi saygıyla andığım bir öğretmen. Sevgili dinleyenlerim, sayın müsteşarım, değerli öğretmenler, okul aile birliği ve burada bulunan herkes, sevgili hocamız hakkında güzel şeyler söylediniz. Sevgili hocam herhalde sizler için, bir öğretmen için en güzel duygu bu olsa gerek. Sizin yetiştirdiğiniz öğrencilerin yıllar sonra karşınıza çıkıp “Hocam ben sizin öğrencinizim demesi”, hele ki, bu öğrenci her hangi bir makamda görev yapıyorsa. Ben şöyle düşünüyorum ki, bugün Türkiye Cumhuriyeti’nde 65 milyon insanız. Her birimizin yaşamında mutlaka bir öğretmenin izleri vardır. Şimdi kendinizi yoklarsanız, ilkokulda, ortaokulda, lisede mutlaka bir öğretmenin izini taşıyorsunuzdur. Hepimiz -ben de dahil- bunu taşıyoruz. Bu topluluğu meydana getiren herkes mutlaka birkaç öğretmenin sırasından geçmiştir. O halde 65 milyon insan sizin önünüzden, sizin sıranızdan geçiyor. Ne mutlu sizlere ki, 65 milyonu yetiştiriyorsunuz ve geleceğin Türk insanını yetiştiriyorsunuz.
Bugün dünyaya açılan bir Türkiye’de Avrupa birliğinin kapılarını zorluyoruz. Dünyanın zengin ülkeler kulübüne davet ediliyoruz. Bunlar, sizin yetiştirdiğiniz insanların Türkiye’yi getirdiği noktadır. Ve tabii ki, bu noktadan çok daha ileriye gideceğiz. Bu da hocam, sizin ve sizden sonraki öğretmenlerimizin insanımızı yetiştirmesiyle katedeceğimiz mesafelerdir.
Ben valiniz olarak şunu görüyorum ki, sizler genç insanlarımızı, çocuklarımızı şu anda iyi yetiştiriyorsunuz. Çok iyi bir gençlik yetişiyor. Yeni gençlik bizi kat be kat aşıyor. Hatta biz gençliğin düşünce tarzlarına ve onların yapmak istediklerine -doğrusunu söylemek gerekirse- yetişemiyoruz. Yani, gençlik bizim önümüzden koşuyor ve bunu sağlayan sizlersiniz, siz değerli öğretmenlersiniz. O sebeple sizin için, bu müdürlükteki yirminci yılınız nedeniyle burada düzenlenen yemek bence çok anlamlı. Sadece bir yirmi yılın kutlaması gibi değil. Hocam sizin şahsınızda bütün Türk öğretmenlerinin başarısının kutlanmasıdır buradaki yemek. Düzenleyenlere, bu vefa örneğini gösteren sizlere çok teşekkür ediyorum. Emekli Öğretmenler var, “Emekliler” diye levhalarını görüyorum. Mutlaka aramızda da vardır. Onlara, verdikleri hizmetlerden dolayı da çok teşekkür ediyoruz. Görüyorsunuz ki, öğrencileriniz iyi yolda gidiyorlar. Gözünüz arkada kalmasın sevgili öğretmenler. Ho-
Sayfa -209-