Sohbet bittikten sonra ben, hocamdan izin istedim. Hocam bana izin vermedi.O zaman Ankara’nın Ulus meydanında bulunan Kızılırmak kahvesine götürdü. “Burada tanıdık birkaç kişi daha bulursam, Hasbek’ten gelen bir heyet gibi, birlikte Büyük Millet Meclisine giderek Yozgat Milletvekillerinden randevu alıp Hasbek’in ve bağlı köylerin yemlik, yemeklik ve tohumluk ihtiyaçlarının karşılanmasını isteyeceğim.” dedi.
‘Aman hocam, ben memurum. Bu iktidar memurları sevmez. Başımıza bir iş açılmasından korkarım.’ dedim.
Hocamın cevabı şöyle oldu:
‘Onlar seni tanımaz, sen de onları tanımazsın. Sessizce otur yeter.’ Dedi. Gerçekten kısa zamanda, kahvede, civar köyler halkından yeteri kadar adam buldu. Birlikte meclise gittik. Zaten randevu almışmış.
Neticede, rahmetli Ziya Bey’in, bu hareketiyle de siyasi kişiliğini ortaya koyarak, milletvekillerinden taleplerini eksiksiz aldığına tanık oldum.
Ziya Bey, hem bir eğitimci, hem bir idareci hem de halkın iyiliği için çalışan yüce bir insandı. Rahmetli Ziya Beyin hatıralarını anlatmaya ne zamanımız ne de gücümüz yeter.
Bir hatıram da Hasbek’te geçti. Ben Çekerek’te görevli iken, köyü ziyarete gelmiştim. Cuma namazını müteakip cami imamından izin alarak, cami cemaatine hitaben bir konuşma yaptı.. Konuşmanın konusu; Hasbek Sarıkaya arasındaki yolun, Karayakup Köyü üzerinden Sarıkaya İlçe merkezine bağlanması idi. Yol genişletilecek, şarampoller yapılacaktı. Bu işin yapılabilmesi için de para lazımdı. Durumu köy halkına anlattı. Bunun için de paraya ihtiyaç olduğunu söyledi ve hane başı o zamanın parasıyla beşer lira istedi. Cemaatten yalnız bir kişi itirazda bulundu. İtiraz eden kişiye, “Sen de haklı olabilirsin.”Dedi. Oracıkta bu işi tatlıya bağladı. Şimdiki Hasbek Sarıkaya yolunun temeli Ziya Beyin eseridir. Nur içinde yatsın.”
Ziya Güler, ilkokuldan mezun olan öğrencilerinin, Kayseri’de ortaokula devam etmelerini istiyordu. Ancak, öğrencilerin velileri, çeşitli nedenlerle çocuklarını Kayseri’ye göndermeye yanaşmıyorlardı. Hasan Çelebioğlu’nun abisi Mehmet Onbaşıyı, Ziya Şimşek’in babası Mustafa Kahya’yı ikna etmek için çok uğraştı. Sonunda, onları ikna ederek, bu öğrencilerin ortaokulu ve liseyi okumalarını sağladı.
Daha sonra da, Kayseri Pınarbaşı ilçesi sınırları içinde açılan Pazarören
Sayfa -36-