Öğrenciler ilk kez önlükle tanıştılar
Atila Güler Hasbek İlkokulu Müdürü oluncaya kadar, Hasbek’te öğrenciler, önlük nedir bilmiyorlardı. Önlüksüz, günlük kıyafetleriyle okula geliyorlardı. Atila Güler, öğrencilerine şehirde gördüğü öğrenciler gibi, hep bir örnek önlük giydirmek, boyunlarına da beyaz yakalık takmak istiyordu. Ancak, bu o kadar kolay gerçekleştirilecek bir bir iş değildi. Zaten kıt kanaat geçinen ailelere ek bir yük getirecekti. Günlerce düşündü. Sonunda çözümü buldu. Akdağmadeni’ne giderek, önlüklük siyah kumaş ve yakalık beyaz bez aldı. Daha önce köyde açılmış olan dikiş nakış kursundaki kursiyerlere, bu siyah kumaştan önlük, beyaz bezden de yakalık diktirdi. Önlük ve yakalıklar çok ucuza mal olmuştu. Böylece, Hasbek İlkokulunda öğrenciler, ilk kez önlükle tanışmış oldular. Siyah önlüklerini giyip beyaz yakalıklarını takan öğrencilerle okulun havası çok değişti. Öğrenciler, bu önlük ve yakaları çok sevdiler. Hepsi de çok mutlu oldular. Asıl mutluluğu, öğrencilerinin sevincini görerek gözleri yaşaran öğretmen Atila Güler yaşadı.
İlk kez kız ve erkek öğrenciler aynı sırada yanyana oturmaya başladılar
“Eşin eğitim” ya da “karma eğitim” denilen, kız ve erkek öğrencilerin aynı sınıfta ve aynı sıralarda yan yana oturmaları ilkesinden hiç ödün vermedi. Hasbek’te, Atila Güler’den önce, kimi öğretmenler, (çeşitli nedenlerle) kız öğrencilerle erkek öğrencileri aynı sırada oturtamıyorlardı. Bu konuda velilerden gelen itirazlara boyun eğmişlerdi. Atila Güler, bu uygulamaya son verdi. Her sıraya mutlaka bir kız, bir erkek öğrenci oturtmaya başladı. Kimi velilerden gelen yakınmalara aldırmadı. Onları, uygun bir dille ikna etmeyi başardı. Birkaç yıl sonra da bu uygulama tamamen yerleşti.
Kız öğrenciler için İlk kez kurslar açıldı.
Kızların okuması için çok uğraştı.
Atila Güler, köy çocuklarının okumaları için çok çalıştı. Salt erkek öğrenciler için değil, kız öğrenciler için de yetiştirme kursları açtı. Çünkü, o tarihe kadar, Hasbek’te kız öğrencilerden ilkokuldan sonra okuyup da bir meslek sahibi olan bir tek kız yoktu. Kapı kapı dolaşıp kızları kursa çağırdı. Babalarını ikna etti..Onlara parasız kurs verdi. Bu olay, köydeki kız öğrencilerin gözünü açtı. Pek çok kız, okuyarak meslek sahibi oldu. Kimisi öğretmen, kimisi hemşire, kimisi de ebe olup köyden ayrıldılar.
Sayfa -58-