Menu:




















 

ÇEVREYİ KORUMAK VE AĞAÇLANDIRMAK İÇİN
YAPILAN ÇALIŞMALAR
Çevrenin ağaçlandırılmasına verilen önem
Atila Güler, çevrenin ağaçlandırılmasını çok önemsiyordu. Hasbek’i ağaçlandırdığı gibi, öğrencileriyle birlikte çevre köylere gidip oralarda da ağaç diktirdi. Böylece, çevre köylerdeki öğrencileri de ağaç dikmeye özendirdi. Ağacı bol olan köylere gidildiğinde de, dönüşte her öğrencinin elinde dikilmeye hazır fidanlar oluyordu. Bunları, ya okul bahçesine, ya da evlerin
uygun yerlerine diktiriyordu.
Çatıdaki kuşları taşlayan öğrencilere verilen ders
(Şimdi, ben gitsem, sizin evleri yıksam…)
Mehmet Yılmaz adlı öğrencisi anlatıyor: “Atila Bey benim öğretmenimdi. O, disiplinli bir öğretmendi. Müthiş bir ikna gücü vardı. Biz, zaman zaman çatı arasındaki kuşların yuvalarını bozardık. Bunu gören öğretmenimiz, bizi dövmez, ancak, kulaklarımızı '6Fkşayarak ‘Şimdi ben gitsem, sizin evleri yıksam, ne yaparsınız? Çok üzülürsünüz değil mi? Şimdi bu kuşlar da
öyle.’diyerek bize öğüt verirdi. Ne zaman kuşları taşlamak istesek, aklımıza öğretmenimizin bu sözleri gelir, taşlamaktan vazgeçerdik.”
Hasbek’te On Yıl İçinde On bin Kavak Ağacı Yetiştirildi
Hasbek ve çevresi, ağaç yönünden çok zengin sayılmazdı. Bu nedenle, Hasbek’te ağaç dikmek en karlı bir iştir. Atila Güler, bir gün radyoda bir anons duyar. Anonsta şöyle denilmektedir: “Her doğan çocuğunuz için yüz kavak dikin”. O sırada oğlu Ertuğrul dünyaya gelir. Atila Güler, ağaçlardan on bin kavak çeliği keser. Bunları köylülere dağıtır. Yüz tanesini kendisi diker. Köylüler de kavak çeliklerini bahçelerine, tarlalarına dikerler.. Böylece, on yıl
sonra, Hasbek köyü on bin kavak ağacına kavuşur.
İNSAN İLİŞKİLERİ
İnsanlar ona hep inanırlar ve güvenirlerdi
Hasbek’te insanlar hep ona inanır ve güvenirlerdi. Öğrencilerinden evlen-

 

Sayfa -59-

Geri ------ İleri

Ana Sayfa