Menu:




















 

laşık elli yıl öncesinin iletişim ve ulaşım olanaklarıyla bunu gerçekleştirmek olağanüstü bir başarı olsa gerek. Ancak, Atila Güler, bu kadar öğrenciyi Kadıgüllü’de toplamakta zorluk çekmiyordu. Çünkü, zaman zaman nahiye müdürlüğüne vekalet ediyordu. Bu tür etkinlikleri organize etmede de, nahiye müdürlüğü yetkilerini kullanıyordu.
Aradan elli yıl geçmiş olmasına karşın, öğrencileri, bu anılarını anlatırken hâlâ heyecanlanıyorlar. Bu yaşantılarını hiç unutamadıklarını belirtiyorlar. Bunlardan biri de Zeki Karasudur. Zeki Karasu, Kadıgüllü’de düzenlenen bu şenlikleri şöyle anlatıyor.:
“İlkokulu köyümde okudum. Bizim dönemimizde köyümüzden fazla göç olmadığı için öğrenci sayısı çok kalabalıktı. Biz 5. sınıf olarak 33 kişiydik. Okulumuzun genel mevcudu tahminen 150-200 arasında idi. Her sınıfi bir öğretmen okuturdu. Bizim, 5. sınıf olarak öğretmenimiz değerli hocam Atilla GULER idi. Hocam aynı zamanda Nahiye Müdürlüğü görevini de vekaleten yürütmekte idi.
Saygıdeğer Hocam zamanında okulumuzun sosyal faaliyetleri oldukça fazlaydı. Her yıl, bilhassa bahar mevsiminde çevre köylere gezi düzenlenir, çevre köylerden de misafir öğrenciler kabul edilirdi. Çevre köylere gizi düzenlendiğinde, dönüşümüzde her öğrenci bir ağaç fidesi getirir ve okul bahçesine dikerdik. İlkokuldan mezun olduğum sene (1965-1966 ders yılı) İlkbahar mevsiminde, sanırım Mayıs ayı içerisinde ve güneşli güzel bir günde, sayın Hocam Atilla GÜLER’ in öncülüğünde, bizim köye yakın bir köy olan KADIGÜLLÜ köyünde (Kadıgüllü köyü merkez olarak seçilmişti) bütün çevre köylerin okullarındaki öğrencilerin katılımıyla çeşitli etkinlikler ve yarışmalar düzenlendi. Şu andaki düşünceme göre, bu etkinlikler köyler arası olimpiyat yarışmaları denilecek kadar muhteşem olmuştu. Koşu, güreş,
bilgi ve folklor yarışmaları yapılmıştı. Bu da, öğrencilerin küçük yaşta başkaları ile kaynaşmasını, ufuklarının açılmasını sağlamıştır. Etkinliklere katılan her öğrenci, yemeğini (azığını) kendisi getirdi ve guruplar halinde piknik havasında yenildi. Bu gezi, aylarca köyler arasında konuşuldu.”
Bir eğitmen, görevi başında nasıl yetiştirilir?
Bir okulda bazı yönlerden yetersizliği görülen öğretmenlerin, bu yetersizliklerinin, öğretmenin onuru kırılmadan nasıl giderilebileceğinin çok güzel örneklerini verir Atila Güler.

 

Sayfa -64-

Geri ------ İleri

Ana Sayfa