Menu:




















 

KÖYÜN TOPLUMSAL YAŞAMINDA YAPTIĞI DEĞİŞİKLİKLER
Damada ya da geline, vaat edilen malların verilmemesi olayına son verdi.
Kimi yörelerde “Üzengilik” ve “söylemelik” olarak adlandırılan çok güzel geleneklerimiz vardır. Sağ ayağın üzerine basılarak ata kolayca binilmesini ve inilmesini sağlayan, atın eğerine bağlı, “U” biçimindeki metal parçaya Üzengi denir. Üzengiye benzediği için, ortakulakta yer alan kemiklerden biri de “Üzengi kemiği” olarak adlandırılmıştır. Diğerine de “Örs kemiği” denilmektedir.
Otomobillerin henüz icat edilmediği ya da henüz kırsal kesime kadar girmediği yıllarda, gelinler, ata bindirilerek kız evinden oğlan evine götürülürdü. Baba evinden ata binip oğlan evinin kapısına gelen gelin, kayınbaba ya da kaynanadan maddi bir armağan alabilmek için, kendisine bir armağan verilinceye kadar -kasıtlı olarak- ayağını üzengiliğe basıp attan inmezdi. O yıllarda, köylerde nakit para ya da altın vermek mümkün olmadığından, geline
tarla, bağ, bahçe v.b. gibi taşınmaz malların, ya da inek, dana, koyun vb. gibi hayvanların armağan (hediye) olarak verileceği vaat edilirdi. Kayınbaba ve kaynana tarafından bu vaatlerin yapılmasından sonra gelin, sağ ayağını, atın eğerine bağlı üzengiye basarak attan iner ve damadın evine girerdi. Bu geleneğe, kimi bölgelerimizde, “Üzengilik verilmesi” denilmektedir.
Bir de, kimi köylerimizde “söylemelik” diye bir gelenek vardır. Düğünden birkaç gün sonra, damat, gelinin babasının evine el öpmeye gider. Burada damat, gelinin babasının ya da anasının, kendisine bir armağan vermelerini ya da vaat etmelerini sağlamak için bir süre hiç konuşmaz. Armağan verilinceye kadar, sağır ve dilsizmiş gibi davranır. Sorulan sorulara cevap vermez. Gelinin babası ya da anası tarafından bir armağan verilmesi ya da bir armağanın verileceğinin vaat edilmesinden sonra konuşmaya başlar.. Armağan verilince konuşur. Gerek üzengilik , gerekse söylemelik geleneklerinde, çoğu kez, kayınbaba ya da kayınvalide dana, inek, tarla vb. vermeyi vaat eder.
Hasbek’te de, adı “üzengilik” ya da “söylemelik” olmasa da, benzer bir gelenek sürmektedir. Ancak, zamanla bu gelenek biraz sulandırılmıştır. Kayınbabalar ya da kaynanalar tarafından vadedilen para, eşya ya da mallar verilmez olmuştur. Atila Güler’in kayınbabası da düğünden sonra, vaat ettiği

 

Sayfa -67-

Geri ------ İleri

Ana Sayfa