Menu:




















 

günlerin ve haftaların kutlanmasında öğretmenler ve öğrenciler arasında oldukça yüksek seviyeli insani ilişkiler, işbirliği ve koordinasyon sağlayabilmiş olmasıdır. Her sabah okulun girişinde eksiksiz bir şekilde toplanılır, andımız, hafta başlarında ve sonlarında da istiklal marşımız söylenir, al bayrak göndere çekilir, bundan da öğrenciler büyük mutluluk duyarlardı. Bütün öğrenciler güler yüzlü, sempatik ve öğrenci olmalarından dolayı gururlu, sevinçli ve kendilerinden emindiler. Her öğrencinin oldukça ilginç ve komik lakapları vardı. Öğrenciler bu unvanları ile anılır veya çağrılırdı. Kısacası, o yıllarda Hasbek ilkokulunda şimdiki kolejler gibi bir atmosfer mevcuttu.
O zamanlar öğrenciler, karamandundan (bir çeşit basit bir dokuma kumaş olsa gerek) yapılmış pantolon, tire gömlek, tire işlik giyer, tahtadan veya siyah kaba kumaştan yapılmış çanta taşır, klasik ve geleneksel okul kıyafeti olarak da, siyah önlük ve kasket giyerlerdi. Ayakkabıları da, soğukkuyu veya cızlavıt marka olurdu.
O yıllarda, tüm okullarda içirilmesi zorunlu tutulan Amerikan yardımı süt tozları okulun bahçesinde büyük bakır kazanlarda pişirilir ve özel bardaklarla bütün öğrencilere içirilirdi. Bu bağlamda özellikle kış aylarında depoda muhafaza edilen yer elması-havuç-elma-portakal nöbetçi öğretmen ve öğrencilerin sorumluluğunda depodan her gün çıkarılır ve eşit bir biçimde bütün öğrencilere dağıtılırdı. Ayrıca, yine depoda muhafaza edilen kuru üzüm-incir
v.s gibi yemişler de düzenli olarak öğrencilere ikram edilirdi.
Yine o yıllarda devlet tarafından köy ilkokullarına odun ve kömür verilmediği için, okulun yakacak ihtiyacı veliler tarafından karşılanırdı. Bu nedenle, her öğrenci, her sabah okula gelirken, mutlaka bir tane meşe odunu getirirdi. Sobaları ise, hademe Nuri efendi yakardı.
Köyün genç kız ve kadınlarına Bünyan halısı dokumayı öğreterek halkın geçim düzeyini yükseltmek istedi
Hasbek ve çevresinde, halkın yaşam düzeyini yükseltmek için bir şeyler yapmak gerekiyordu. İnsanlar, yazın tarla, bağ bahçe işleriyle uğraşıyor, kışın ise, kadın erkek, tamamen üretimden uzak,işsiz, bomboş bir biçimde oturuyordu. Yapacakları bir iş yoktu.
Atila Güler, bu durumu değiştirmek, halkı, kış aylarında da üretime yönlendirmek için mutlaka bir şey yapılması gerektiğini düşündü. Köyün genç

Sayfa -70-

Geri ------ İleri

Ana Sayfa