Menu:




















 

kız ve kadınlarına halı dokumayı öğreterek, onları üretici duruma getirmenin mümkün olabileceğini gördü. Ancak, bu kadınlar, Bünyan halısı dokumayı nerede, kimden ve nasıl öğreneceklerdi. Bunun için ya Bünyan’dan halı ustası getirmek, burada tezgah kurmak, ipek iplik almak gerekiyordu. Bu da, epey bir para gerektiriyordu. Para nereden bulunacaktı. İkinci bir yol da, birkaç genç kız ya da kadını Bünyan’a götürmek, oradaki halı ustalarından halı dokumayı öğrendikten sonra, köye dönüp köydeki genç kız ve kadınlara öğretmekti.
Bunun için, önce Bünyan’a gidilmesi, araştırma yapılması, gönderilecek kadınlara yatacak ve yemek yiyecek yer ayarlanması, gerekiyordu. Kendisinin bunları yapmak için zamanı yoktu. O sırada köyde Ömer Mutlu adlı bir genç bulunuyordu. Ömer Mutlu, İmam Hatip Lisesini bitirmiş, sonra Lise fark sınavlarını verip Üniversite sınavlarına katılmıştı. Bu arada Ömer Mutlu yaklaşık bir yıl köyde boş kalmıştı. Atila Güler, bu işi, onun yapabileceğini düşündü. Bir gün Ömer Mutlu’ya: “Köydeki akrabalarımızı ve tanıdıklarımızı alıp Bünyan’a götür. Orada kızlar halı dokumayı öğrensinler. Sonra da gelip köyümüzdeki diğer kadınlara öğretsinler. Halı dokumayı öğrenen kızların dokuyacakları halıların satılmasıyla köyümüzün geliri artsın. Köyümüz kalkınsın “ dedi. Ömer Mutlu’nun da bu işe aklı yattı. Ancak, kızları Bünyan’a götürüp getirmek, oradaki masraflarını karşılamak için gerekli olan para bulunamadığı için bu işten vazgeçmek zorunda kaldı.
HASBEK’TE ORTAOKUL BİNASI YAPTIRMA ÇALIŞMALARI
1997 yılına kadar, Türkiye’de zorunlu ilköğretim süresi beş yıl idi. Beş yıllık ilkokulları bitirenler, isterlerse ortaokula devam ederlerdi. Ortaokullar üç yıllıktı. Ortaokula devam etmek zorunlu değildi. 1997 yılında Milli Eğitim Temel Kanununda yapılan bir değişiklikle zorunlu İlköğretim süresi sekiz yıla çıkarıldı. Beş yıllık ilkokullarla üç yıllık ortaokullar birleştirildi. Bu okullara da, “ilköğretim okulu” denildi. Sekiz yıllık ilköğretim, her Türk yurttaşı için zorunlu hale getirildi.
1950’li ve 60’lı yıllarda köylerde sadece beş yıllık ilkokullar vardı. Ortaokullar ise yalnızca şehirlerde ve kimi kasabalarda açılabiliyordu. Nahiye merkezi olmasına karşın, o yıllarda Hasbek’te de ortaokul açılmamıştı. Bu yüzden beşinci sınıfı bitiren öğrencilerden ailesinin hali vakti iyi olanlar, ya

Sayfa -71-

Geri ------ İleri

Ana Sayfa