dört saat uzaklıktaki Sarıkaya ilçe merkezindeki ya da Kayseri’deki ortaokullara gidiyorlar, yatılı okul sınavlarını kazananlar da, ortaokulu parasız okuma şansını elde ediyorlardı. Geri kalan pek çok öğrenci ise, köyde çiftçilik ya da çobanlık yapmak zorunda kalıyordu. Oysa, Hasbek’te bir ortaokul açılsa, daha çok çocuğun ortaokulu bitirme şansı olacaktı.
Ortaokul ihtiyacı, her geçen yıl daha fazla hissedilmeye başladı. Devlet burada bir ortaokul açmayı düşünmüyordu. Bu konu, köy halkı ve öğretmenler arasında günlerce tartışıldı. Sonunda, “Köy halkının katkılarıyla bir ortaokul binasının temelinin atılması, su basmana kadar çıkıldıktan sonra, devletten yardım istenmesi” görüşü ağırlık kazandı. Böylece, bir bucak merkezi olan Hasbek’te ortaokul açma konusunda devlete bir tür emrivaki yapılmış olunacaktı.
O sırada Hasbek İlkokulu müdürü olan Atila Güler’in öncülüğünde bir “Ortaokul Yaptırma Derneği” kuruldu. Ortaokul binası yapılacak uygun bir yer araştırıldı. O dönemlerde henüz köyden kente göç çok hızlı olmadığından, köyler kalabalıktı. Köyün merkezindeki arsalar, merkeze bitişik tarlalar çok kıymetli idi. Bu yüzden okul yeri olacak arsa ya da tarla bulmak oldukça zor oldu. Kimse, bu özelliklere sahip arsa ya da tarlasını parayla da olsa vermek istemiyordu.. Bu arsalardan biri de, okul müdürü Atila Güler’in dayısı Hamdi Arıkan’a aitti. Hamdi Arıkan, arsasını okul yapımı için vermeye pek istekli görünmüyordu.. Vermeye razı olsa bile, bu arsanın istimlak bedelini ödemek için çok para gerekiyordu. Bu paranın bulunması da oldukça zor olacaktı. Atila Güler’in, ne yapıp edip dayısı Hamdi Beyi ikna ederek bu arsayı, okul yeri olarak bağışlatması gerekiyordu.
Bu düşüncelerini açıklamak için dayısına gitti ve: “Dayı, ilkokulu bitiren gerek Hasbekli gerekse diğer çevre köylerden özellikle yoksul öğrenciler, ilkokuldan sonra okula gidemiyorlar. Bu yüzden nice zeki ve yetenekli çocuk köyde çiftçilik ya da çobanlık yapmak zorunda kalıyor, bunun böyle devam etmemesi gerekir. Hep birlikte bu soruna bir çözüm yolu bulmak zorundayız. Köyümüzde bir ortaokul açılmış olsa, bu çocuklar da okuma imkanı bulabilecekler. Tüm köy halkı kendi çapında özveride bulunursa, köyümüzde bir ortaokul binası yaptırır, bu çocukların kaderlerini değiştirilebiliriz. Bunu yapmak bizim elimizde.”dedi. Sonra:
“Dayı, dünyada insanlar değil, eserler baki kalıyor. İnsan ne yapacaksa sağlığında yapmalı. Allah gecinden versin. Ölünce bir mevlit okuturlar, bir
Sayfa -72-