Menu:




















(PORTRE)

HAYATİ OTYAKMAZ
    (Şair – Yazar - Dergi Yönetmeni)

15 Eylül-1961’de Yozgat’ın Sarıkaya ilçesi Emirbey köyünde doğdu. İlkokulu Hasbek nahiyesinde, ortaokulu Sarıkaya’da okudu. 1979’da Yozgat İmam Hatip Lisesi’ni bitirdi. Kısa bir süre Ankara’nın Ayaş ilçesi Sinanlı kasabasında İmam Hatiplik görevinde bulundu.
1984’de Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nden mezun oldu. 1985’de Diyanet İşleri Başkanlığı’na memur olarak atandı. Devlet Lisan Okulu’nda Arapça kursuna devam etti.
1987 yılında yedek subay olarak Tunceli/Hozat Jandarma Komando Taburu’nda vatanî görevini tamamladı. Gösterdiği gayret ve yaptığı hizmetlerden dolayı kendisine “Hizmet Plâketi” verildi.
Askerlikten sonra, tekrar D.İ.B. Dini Yayınlar Dairesi Başkanlığı’ndaki görevine döndü. Dört yıl süreyle Diyanet Çocuk Dergisi’nin yayına hazırlanmasında görev yaptı.
1991–1997 yılları arasında T.C. Almanya/Frankfurt Başkonsolosluğu nezdinde Din Görevlisi olarak çalıştı.
Hâlen Diyanet Çocuk Dergisi’nin yayın koordinatörlüğü görevini yürütmektedir.
Çocuklara yönelik olarak yazdığı dinî, millî, tarihî, ahlâkî yazı ve şiirleri; ayrıca Çocuk Dergi-ciliği’ndeki başarısından dolayı “Yeni Kervan Dergisi”nce  “1999 Yılı, Yılın Çocuk Dergicisi” ödülüne lâyık görüldü.
 “Türkiye Çocuk Edebiyatçıları ve Sanatçıları Birliği”nce verilen “2001 Yılı, Yılın Çocuk Dergisi” ödülünü, yaptığı çalışmalarla Diyanet Çocuk Dergisi’ne kazandırdı.
 Hayati OTYAKMAZ'ın çeşitli konularda yayımlanmış cep kitapları şunlardır:
 “Ölüm ve Hayatın Mânâsı, Tesettür ve Hayâ, Hz. Rasûlullah (s.a.s.)  Kimdir?, Cihadın Mânâsı ve Fazileti.”
Diyanet İşleri Başkanlığı yayınları arasında ise; Kefensiz Gömülenler (1998), Allah'ı Arayan Ço-cuk (1998), Yunus'un Çiçekleri (Karma), Varaka'nın Müjdesi (Karma), Ak Sakallı Kahraman (Çizgi Roman-Karma), Tıraş Edilen Sakal (Çizgi Roman-Karma), İpek Tüccarları (Çizgi Roman-Karma) adlı kitapları yer almaktadır.
Tutibay Yayınevi tarafından "Gökyüzü Olun Çocuklar (2000)" adlı bir şiir kitabı; Gönüllü Eğitimciler Derneği’nce “Tarihimizde Kahramanlarımızın Çocukluğu (2006), Çanakkale Zaferimiz ve Gerçekler (2007) ve “Asr-ı Saadet’ten Altın Tablolar (2008) adlı bir kitabı yayımlanmıştır.
OTYAKMAZ'ın çeşitli antoloji, dergi, gazete ve yayın organlarında da yüzlerce makale, yazı ve şiirleri yayımlanmıştır. Hâlen de yayımlanmaktadır. Bunları şöyle sıralayabiliriz:
“Diyanet Aylık Dergi, Diyanet Çocuk Dergisi, Diyanet Aylık Avrupa Dergi, Diyanet İlmî Dergi, Hakses, Beklenen Kıvılcım, Gençlik, Yeni Kervan, Kümbet, Anayurt Gazetesi, Ay-yıldız Gazetesi, Yeni Şafak Gazetesi, Akit  Gazetesi, Millî Gazete, Anadolu’da Vakit Gazetesi, Yozgat İleri Gazete-si, Van İki Nisan Gazetesi, Selâm (Hollanda), Balkan (Bulgaristan), Balkanların Sesi, Karınca, Karınca  Kardeş, Çınar, Anadolu Çınar, Şeker Çocuk, Gülpınar, Somuncu Baba, Somuncu Baba Çocuk, Odak, Evlâd-ı Fâtihan, Redif, Fidan, Durak, Semerkant Çocuk, Bizim Kinder (Almanya), Şafak (Danimarka), İmam Hatipli Nesil, Alp Arslan (Almanya), Keçiören Gazetesi, Shçek Çocuk, Anasam Edebiyat, Diyanet Avrasya , Diyanet  Avrasya Çocuk, Aruz Edebiyat, Alternatif Sanat, Dönemeç, İnsan ve Çevre, Güneysu, Yuvamız,  Anadolu Gazetesi, Belde Gazetesi, Gündüz Gazetesi, Başkent Gazetesi, Bizim Çocuk (Batı Trakya), Bizim Sesimiz (Kastamonu) v.s...”
Ayrıca birçok hikâye, yazı ve şiirleri ilköğretim ders kitaplarında yer alan yazarın, çeşitli konularda (Makaleler, Tarihten Sayfalar, Sevgi Peygamberi ve Çocuklar, Başarı ve Mutluluk Yolu, Bir Zamanlar Çocuktular, Örnek Hayatlar, Kâinat’ın Dilinden, Çocuklar İçin Eğitici ve Öğretici Hikâyeler-Masallar, Çocuklar İçin Şiirler, Şiirlerim, Çocukluğum-Hâtıralar v.s.) yeni kitap yayımlama çalışmaları da devam etmektedir.
Türkiye Yazarlar Birliği, İlesam (Türkiye İlim ve Edebiyat Eseri Sahipleri Meslek Birliği), Türkiye Gönüllü Eğitimciler Derneği, Türkiye Çocuk Edebiyatçıları ve Sanatçıları Birliği üyesi olan yazar Hayati OTYAKMAZ, evli ve dört çocuk babasıdır.

  

HÂFIZ MUSTAFA OTYAKMAZ

Emekli İmam-Hatip ve çalışma arkadaşımız Hayati Otyakmaz’ın babası Hafız Mustafa OTYAKMAZ Hoca Efendi 09. 08. 2006 Çarşamba günü Yüce Hakk’ın rahmetine kavuştu. Kendisine Allah’tan rahmet, yakınlarına ve camiamıza sabr-ı cemîl dileriz.
Merhum, Diyanet Gazetemizin 1990 yılı Aralık ayında kendisiyle yaptığımız röportajda kendisini şöyle tanıtmıştı:
■1930 yılında Yozgat-Sarıkaya ilçesi Emirbey köyünde doğdum. 1945 yılında Akdağ Müftüsü Sadık Hoca'dan Kur'an-ı Kerim dersleri aldım. Bilâhare Akçakışla Köyü’nde bulunan büyük âlim merhum Mehmet Efendi’de hafızlığımı tamamladım. 1946’da Kayseri'ye gittim. Kayseri Hunat Camii İmam-Hatibi merhum Hafız Mü'min AKKAN Hoca Efendi'ye hıfzımı 5'er sayfa hâlinde dinlettim. Sonra 15'er sayfa, daha sonra da cüz cüz dinlettim. Hafızlık belgesi aldım.
18 yaşında kendi köyümüze İmam oldum ve köyümüzde 4 yıl İmam-Hatiplik yaptım. Bu zaman içinde 20 kadar hafız yetiştirdim. Ayrıca çok sayıda çocuğa Kur'an-ı Kerim öğrettim. 1949 yılının sonlarında askere alındım. 1952 yılında vatanî görevimi tamamladıktan sonra Çayıralan'ın Aşağıyahyasaray Köyü’nde ücretli İmam-Hatip olarak göreve başladım. Orada da bir hayli öğrenci yetiştirdim. 1959 yılında Sarıkaya Müftülüğü’nde imtihana girdim. İmtihanı kazandım ve kadrolu İmam-Hatip olarak göreve başladım. 1965 senesine kadar Terzili Köyü’nde görev yaptım. 1965-1969 Hasbek Nahiyesi’nde 5 sene görev yaptım. Daha sonra 1969 yılında Sarıkaya İlçesi’ne tayin oldum. Çarşı Camiinde 7 sene görev yaptım. 1976 yılında Ankara'ya tayin oldum. Önder Hacılar Mahallesi Gülpınar Camii'nde 9 sene görev yaptım. Daha sonra Hüseyin Gazi Mahallesi Sondurak Uluyol Camii'ne naklen geçtim. Bu camide bir süre görev yaptıktan sonra 28 sene 9 ay resmî, 7 sene de fahrî olmak üzere toplam 35 sene 9 ay hizmet yılı üzerinden, 1986 yılının Mart ayında sağlık nedeniyle kendi isteğimle emekliye ayrıldım.
* Hocam, sizin hafızlığa çalıştığınız yıllar bugünkü kadar rahat değildir. Karşılaştığınız zorluklardan da bir nebze söz eder misiniz?
- Hafızlığa çalışırken pek çok sıkıntılarla karşılaştık. Hocamız sabah namazından üç saat evvel gelir, namaz vaktine kadar hepimizi dinlerdi. O günlerde "İdare" denilen gaz lâmbasının aydınlığında gece hafızlığa çalışır, sabah namazından evvel hocamızdan ders alır, evlerimize dönerdik.
* 28 sene 9 ay resmi, 7 sene de fahri olmak üzere toplam 35 sene 9 ay hizmetiniz var. Bu kadar uzun bir zaman içinde kaç hafız yetiştirdiniz, ne gibi hizmetlerde bulundunuz?
- Efendim, gençliğimin en güzel günlerinde kendi köyümde görevli iken 20 hafız yetiştirdim. 1953 yılında Aşağı Yahyasaray köyünde de bir hayli talebe yetiştirdim. Kadroya geçtikten sonra görev yaptığım ilk cami, çok bakımsızdı. Kendi haline terkedilmiş bir yerdi. Cemaati teşvik etmek suretiyle caminin bakım ve restorasyon çalışmalarını başlattım. Ayrıca caminin arsasına 500 kadar kavak ağacı diktirdim. Caminin yanına iki katlı bir Kur'an Kursu binasının temelini attırdım. Hasbek'te görevliyken de 5 hafız yetiştirdim. Hasbek'te görev yaptığım cami çok eski ve bakımsızdı. Hasbek'in zenginlerinden Hüseyin Efendi ile birlikte camiyi yıktırdık. Ve Allah'ın izniyle yeniden inşâ ettirdik. Bu örnek eserimizle iftihar ediyorum. Sarıkaya çarşı camiine geldim. Burada da büyük hizmetlerim oldu. Birçok hafız yetiştirdim. Kur'an-ı Kerim'i yüzünden okumasını öğrenen talebelerimin sayısını hatırlamıyorum. Binlercedir, desem mübâlağa etmiş sayılmam.
* Kıraat dersleri aldınız mı?
- Hafızlığa çalışırken,  Hocamız Mehmet Efendi Kur'an-ı Kerim'i kıraat üzere okuturdu. Tecvid ve kıraat derslerini Kayseri Hunat Camii İmamı Mü'min AKKAN Hoca Efendi’den aldım. Namaz sûreleri ve namaz duâları üzerinde büyük bir hassasiyetle dururdu.
* Diyanet İşleri Başkanlığı personeli olarak 28 yıl 9 ay hizmette bulundunuz. Çeyrek asırdan fazla sayılan bu hizmet sürenizde görevli olarak Hacca veya Avrupa'ya gittiniz mi?
- Önceki yıllarda Başkanlıkça alınan bir kararda 50 yaşını doldurmuş olan personelin Hacca görevli olarak gidemeyecekleri belirtilmişti. Bu sebeple görevli olarak Hacca gidemedim. Sonra o genelgenin hükmü kaldırıldı. Benimle yaşıt olan arkadaşlarımdan gidenler oldu. Ben emekliye ayrıldım. Emekli olduktan sonra eşimi de yanıma alıp kendi imkânlarımla hacca gittim. Avrupa ülkeleri için başkanlıkça bir görev verilmedi.
* Kıraatini beğendiğiniz hafızlardan birkaçının ismini verebilir misiniz?
- Bulunduğum yörede en meşhûr diyebileceğim hâfız, Sarıkaya'da Mehmet ÖZTÜRK'tür. Namazları hatimle kıldırırdı, kuvvetli bir hafızdır. Görevli iken ayrılıp Avrupa'ya giden ve şu anda Hollanda'da ikâmet eden Çayıralan'ın Cürali Köyü’nden Hâfız İbrahim Efendi! Burada Yıldıztepe Camii İmam-Hatibi Hâfız Nuri Hoca!.. Siteler Önder Mahallesi Camii’nde görev yapan Hâfız Abdülkadir SAĞLAM da iyi hâfızlardandır. Bayezıt Camii İmam-Hatibi İsmail BİÇER'in kıraatini çok beğeniyorum. Kocatepe Camii İmam-Hatibi Kadir TEMEL Hoca’nın kıraatine hayranım. Yozgat merkez Büyük Camii İmam-Hatipliğinden emekli Hâfız Fazlı Efendi ve Hâfız İlyas Efendi hocaların kıraati oldukça güzeldir.
* Hocam, eskiden hep aynı camide namaz kılıyordunuz. Emekli olduktan sonra değişik camilere gitme, değişik seslerden Kur'an-ı Kerim tilâveti dinleme imkânına kavuştunuz. Şimdiye kadar namaz kıldığına camilerde namazın sıhhatini tehlikeye düşürecek belki de namazı ifsad edecek derecede Kur'an-ı Kerim'i yanlış tilâvet eden hocalara rastladınız mı?
        - Ben genellikle Hacıbayram Camii’ne gidiyorum. Orada hem vaaz dinliyor hem de namaz kılıyorum. Gerek Avrupa'ya giden ve gerekse şimdiki görevlinin kıraatleri çok güzel. Gönül huzuru içinde namaz kılıyorum.
   Emekli vaizlerden Kemal bey bana şöyle demişti:
- Hocam, emekli olmayın. Emekli olursanız belki de evinizin yanındaki camiye gelen hocayı beğenmeyebilirsiniz. Namazda hatalı okuyan görevliler olabilir.
* Ramazan aylarında hatimle namaz kıldırdınız mı?
- Hayır, hatimle namaz kıldırmadım. Cemaatimden de böyle bir talep gelmedi. Gelseydi belki kıldırırdım. Hâfızlığıma Allah'ın izniyle güveniyorum.
* Kendileriyle görüştüğüm bazı hafızlar bana şunu söylemişlerdi: Biz sabah namazında hangi ayette kalmışsak, öğle namazında devam ediyoruz. Öğle namazında hangi ayette kalmışsak ikindi, akşam ve yatsı namazlarında devam etmek suretiyle vakit namazlarında da hatim yapıyoruz. Acaba sizin de böyle bir âdetiniz var mıydı?
- Vardı. Ben de sabah namazında Bakara Sûresi’nden başlamışsam her namazda devam ederek okumak suretiyle hatimler yaptım.
*  Kur'an okurken namazda hiç yanıldığınız oldu mu?
- Bu şundan kaynaklanıyor. Hıfza çalışırken bazı kelimeleri galat ezberleyenler, aynı şekilde okudukları için çabuk yanılırlar. Ben Elhamdülillah bir kelime olsun galat ezberlememiştim. Bunun için de herhangi bir yanlışlık yapmadım. Namazlarda yanıldığımı hatırlamıyorum.
* Fahrî hizmetlerinizle birlikte 35 yıl 9 ay hizmetten sonra bu mukaddes görevden ayrılmak öyle zannediyorum ki sizin için kolay olmamıştır. Şimdi neler hissediyor sunuz? Duygularınızı öğrenebilir miyim?..
- Mihraptan ayrılmayı hiç düşünmedim. Ben kalp hastasıyım. Son zamanlarda bu rahatsızlığım iyice belirmeye başladı. Evim ile görev yaptığım cami arası da biraz uzak mesafedeydi. Gidiş gelişlerde bir hayli zorlanıyordum. Rahatsızlığım sebebiyle ayrılmak zorunda kaldım. Benim şahsî kanaatim, bir din adamı, bir imam-hatip yaşlandıkça mihrabı daha iyi doldurur. Ben bu hizmetten mahrum kaldığım için üzgünüm. Din adamının emekliliği, ruhunu teslim ettiği gün başlar. Ancak benim hastalık gibi bir mazeretim vardı. Mübârek bir makamda hizmet etmek, mutlulukların en güzelidir.
* Boş zamanlarınızı nasıl değerlendiriyorsunuz?
- Evde ve camide hâfızlığımı tekrar etmek suretiyle değerlendiriyorum. Ayrıca kitap okuyor, sohbetlerde bulunuyorum.
* Genç meslektaşlarımıza bir mesajınız olacak mı?
- Mihraba geçen gençlerimizden memnunum. Genç meslektaşlarımız bilinçli hareket ediyor. İnşallah memlekete ve millete hayırlı hizmetlerde bulu­nurlar. Bildikleriyle amel etmelerini, mesleğe gölge düşürecek davranışlardan şiddetle kaçınmalarını tavsiye ediyorum.
* Verdiğiniz bilgiler için teşekkür ediyor, sizlere sağlık ve mutluluk dolu günler temennisi ile rahatsızlığınızdan dolayı Allah'tan acil şifalar diliyorum.
- Ben teşekkür ederim efendim.

HÂFIZ MUSTAFA OTYAKMAZ’LA RÖPORTAJ

Emekli İmam-Hatip ve çalışma arkadaşımız Hayati Otyakmaz’ın babası Hâfız Mustafa OTYAKMAZ Hoca Efendi, 09. 08. 2006 Çarşamba günü Yüce Hakk’ın rahmetine kavuştu. Kendisine Allah’tan rahmet, yakınlarına ve camiamıza sabr-ı cemîl dileriz.
Merhum, Diyanet Gazetemizin 1990 yılı Aralık ayında kendisiyle yaptığımız röportajda kendisini şöyle tanıtmıştı:

(Diyanet Gazetesi, Aralık - 1990.)

Zaman bir sel gibi akıp gidiyor. Zamanın bu hızlı akışı içinde 30 yıl önce büyük bir heyecan ve azimle görevine başlayan ve zamanla yarışıp çok sayıda talebe yetiştirdikten sonra 1986 yılında emekliye ayrılan Hâfız Mustafa OTYAKMAZ ile görüştük.
Hoca Efendiyi ziyaret etmeden önce birlikte uzun yıllar çalıştıkları Altındağ eski Müftüsü (Keçiören şimdiki Müftüsü) Sayın Hasip ASUTAY'ı telefonla arayıp Hâfız Mustafa OTYAKMAZ’ın hizmetleri hakkında bilgi aldım.
Müftü Bey, Hoca Efendi’den övgüyle bahsetti. Düzgün kıraati, güzel ahlâkı, göreve bağlılığı ile sevilen ve takdir edilen bir personel olduğunu belirtti. Kendilerine teşekkür ettim.
Hazırlıklarımızı tamamladıktan sonra, Hâfız Mustafa OTYAKMAZ Hoca Efendi ile evinde görüşmek üzere daire arkadaşlarımızdan Hayati OTYAKMAZ ile birlikte özel bir otoyla Hüseyin Gazi mahallesine gittik. Hoca Efendiyi evinde ziyaret ettik.
Akşamın alacakaranlığı iyice çökmüştü. Vaktin darlığı ve Hoca Efendinin rahatsızlığını da dikkate alarak sohbetimizin ölçülü olması gerektiğini düşündük. Ancak düşündüğümüz gibi olmadı. Hemen hazırlanan bir yer sofrasında yemeğe dâvet edildik. Zaman çok çabuk ilerliyordu.. Akşam yemeği yarım saatimizi almıştı.
Sofranın kaldırılışından hemen sonra röportaja başladık.
Ses alma cihazını hazırladıktan sonra, Hâfız Mustafa OTYAKMAZ Hocaya öncelikle hayat hikâyesini sordum.
        - Sayın Hocam! Kendinizi ta­nıtır mısınız?
■1930 yılında Yozgat-Sarıkaya ilçesi Emirbey köyünde doğdum. 1945 yılında Akdağmadeni Müftüsü Sâdık Hoca'dan Kur'an-ı Kerim dersleri aldım. Bilâhare Akçakışla Köyü’nde bulunan büyük âlim merhum Mehmet Efendi de hâfızlığımı tamamladım. 1946 yılında Kayseri'ye gittim. Orada Hunat Camii İmam-Hatibi merhum Hâfız Mü'min AKKAN hocaefendiye hıfzımı 5'er sayfa halinde dinlettim. Sonra 15'er sayfa, daha sonra da cüz cüz dinlettim. Hâfızlık belgesi aldım.
18 Yaşında, kendi köyümüz Emirbey’e İmam oldum. Köyümüzde 4 yıl İmamlık yaptım. Bu zaman içinde 20 kadar hâfız yetiştirdim. Ayrıca çok sayıda çocuğa Kur'an-ı Kerim öğrettim. 1949 yılının sonlarında askere alındım. 1952 yılında Erzurum’da vatanî görevimi tamamladıktan sonra, Çayıralan'ın Aşağı Yahyasaray Köyü’nde ücretli İmam olarak göreve başladım. Orada da bir hayli öğrenci yetiştirdim. 1959 yılında Sarıkaya Müftülüğü’nde imtihana girdim. Tek kadro için, beş arkadaş imtihana girmiştik. Allah’ın izniyle, ben kazandım ve kadrolu İmam-Hatip olarak göreve başladım. 6 sene kadar Terzili Köyü’nde görev yaptım. Bilâhare Hasbek Nahiyesi’nde 5 sene görev yaptım. Çocuklarım tahsil çağına gelince Sarıkaya İlçesi’ne tâyin oldum. Çarşı Camii’nde 7 sene görev yaptım. 1976 yılında Ankara'ya tayin oldum. Önder Hacılar Mahallesi Gülpınar Camii’nde 9 sene görev yaptım. Sonra bir arkadaşımla becâyiş edip Hüseyin Gazi Mahallesi Sondurak Uluyol Camii’ne naklen geçtim. Bu camide bir süre görev yaptıktan sonra 28 sene 9 ay resmî, 7 sene de fahrî olmak üzere toplam 35 sene 9 ay hizmet yılı üzerinden; 1986 yılının Mart ayında kendi isteğimle emekliye ayrıldım.
-Hocam, sizin hafızlığa çalıştığınız yıllar bugünkü kadar rahat değildir. Karşılaştığınız zorluklardan da bir nebze söz eder misiniz?
■Hâfızlığa çalışırken pek çok sıkıntılarla karşılaştık. Hocamız sabah namazından üç saat evvel gelir, bazı hâfızları 5, bazılarını 10, bazılarını da 20 sayfa olmak üzere namaz vaktine kadar hepimizi dinlerdi. Bizim zamanımız bugünkü gibi rahat değildi. O günlerde "İdare" adı verilen gaz lâmbasının aydınlığında gece sabahlara kadar çalışırdık. İdare lâmbasını yastığımızın üzerine koyar, Kur'an-ı Kerim'i de açıp hâfızlığa çalışırdık. Saatlerce uyuma diye bir şey bilmezdik. Uyukladığımız zamanlar olurdu. Gece hâfızlığa çalışır, sabah namazından evvel hocamızdan ders alır, evlerimize dönerdik.
-28 sene 9 ay resmî, 7 sene de fahrî olmak üzere toplam 35 sene 9 ay hizmetiniz var. Bu kadar uzun bir zaman içinde kaç hafız yetiştirdiniz?
■Efendim, gençliğimin en güzel günlerinde kendi köyümde görevli iken 20 tane hâfız yetiştirdim. 1953 yılında Aşağı Yahyasaray Köyü’nde de bir hayli talebe yetiştirdim. Kadroya geçtikten sonra görev yaptığım ilk cami, çok bakımsızdı. Kendi hâline terkedilmiş bir yerdi. Cemaati teşvik etmek sûretiyle caminin bakım ve restorasyon çalışmalarını başlattım. Ayrıca caminin arsasına 500 kadar kavak ağacı diktirdim. Caminin yanına iki katlı bir Kur'an Kursu binasının temelini attırdım. Hasbek'te görevliyken de 5 tane hâfız yetiştirdim. Hasbek'te görev yaptığım cami yaklaşık bir asırlık tarihî bir cami idi. Etrafı kabristandı. Kabristan yüksekte, cami ise çukurda kalıyordu. Bir gün Akdağmadeni Müftüsü Hocam Sâdık Fidan geldi. Bana şöyle dedi:
-Mustafa Hoca, hiç korkma! Yenisini ve daha güzelini yapmak için kazmayı eline al ve bu camiyi yık!.. Ben de Müftü Bey’in sözlerinden cesâret alarak, Hasbek'in zenginlerinden Keteoğlu Hüseyin Efendi ile birlikte camiyi yıktırdık. Ve Allah'ın izniyle, kimseye yük olmadan camiyi yeniden inşâ ettirdik. Bu örnek eserimizle iftihar ediyorum. Sarıkaya Çarşı Camii’ne geldim. Burada da büyük hizmetlerim oldu. Birçok hâfız yetiştirdim. Kur'an-ı Kerim'i yüzünden okumasını öğrenen talebelerimin sayısını hatırlamıyorum. Binlercedir desem, mübâlağa etmiş sayılmam.
         -Kıraat dersleri aldınız mı?
■Hâfızlığa çalışırken Mehmet Efendi Kur'an-ı Kerim'i kıraat üzere okuturdu. Tecvid ve Kıraat derslerini Kayseri Hunat Camii İmamı Mü'min AKKAN Hoca Efendiden aldım. Namaz sûreleri ve Namaz duaları üzerinde büyük bir hassasiyetle dururdu.
-Diyanet İşleri Başkanlığı personeli olarak 28 yıl 9 ay hizmette bulundunuz. Çeyrek asırdan fazla sayılan bu hiz­met sürenizde görevli olarak Hacc’a veya Avrupa'ya gittiniz mi?
■Önceki yıllarda Başkanlıkça alınan bir kararda, 50 yaşını doldurmuş olan personelin Hacc’a görevli olarak gidemeyecekleri belirtilmişti. Bu sebeple görevli olarak Hacc’a gidemedim. Sonra o genelgenin hükmü kaldırıldı. Benimle yaşıt olan arkadaşlarımdan gidenler oldu. Ben emekliye ayrıldım. Emekli olduktan sonra, eşimi de yanıma alıp kendi imkânlarımla Hacc’a gittim. Avrupa ülkeleri için başkanlıkça bir görev verilmedi.
-Kıraatini beğendiğiniz hâ­fızlardan birkaçının ismini verebilir misiniz?
■Bulunduğum yörede en meşhur diyebileceğim hafız, Sarıkaya'da Mehmet ÖZTÜRK'tür. Namazları hatimle kıldırırdı, kuvvetli bir hafızdır. Görevli iken ayrılıp Avrupa'ya giden ve şu anda Hollanda'da ikamet eden Çayıralan'ın Cürali köyünden hafız İbrahim efendi! Burada Yıldıztepe Camii İmam-Hatibi Hâfız Nuri Hoca!.. Siteler Önder Mahallesi Camiinde görev yapan Abdülkadir SAĞLAM Hoca da iyi hâfızlardandır. Bayezıt Camii İmam-Hatibi İsmail BİÇER'in kıraatini çok beğeniyorum. Kocatepe Camii İmam-Hatibi Kadir TEMEL Hoca’nın kıraatine hayranım. Yozgat merkez Büyük Camii İmam-Hatipliğinden emekli Hâfız Fazlı ve Hâfız İlyas hocaların kıraati oldukça güzeldir.
- Hocam, eskiden hep aynı camide namaz kılıyordunuz. Emekli olduktan sonra değişik camilere gitme, değişik seslerden Kur'an-ı Kerim tilaveti dinleme imkânına kavuştunuz. Şimdiye kadar namaz kıldığına camilerde namazın sıhhatini tehlikeye düşürecek, belki de namazı ifsâd edecek derecede Kur'an-ı Kerim'i yanlış tilâvet eden hocalara rastladınız mı?
■Ben genellikle Hacı Bayram Camii’ne gidiyorum. Orada hem vaaz dinliyor, hem de namaz kılıyorum. Gerek Avrupa'ya giden ve gerekse şimdiki görevlinin kıraatleri çok güzel. Gönül huzuru içinde namaz kılıyorum. Emekli vâizlerden Kemal Bey bana şöyle demişti:
        -Hocam, emekli olmayın. Emekli olursanız belki de evinizin yanındaki camiye gelen hocayı beğenmeyebilirsiniz. Namazda hatalı okuyan görevliler olabilir.
- Ramazan aylarında hatimle namaz kıldırdınız mı?
■Hayır hatimle namaz kıldırmadım. Cemaatimden de böyle bir talep gelmedi. Gelseydi beki kıldırırdım. Hâfızlığıma, Allah'ın izniyle güveniyorum.
         -Kendileriyle görüştüğüm bazı hâfızlar bana şunu söylemişlerdi:
        ‘‘Biz sabah namazında hangi âyette kalmışsak, öğle namazında devam ediyoruz. Öğle namazında hangi âyette kalmışsak ikindi, akşam ve yatsı namazlarında devam etmek sûretiyle vakit namazlarında da hatim yapıyoruz.’’
          Acaba sizin de böyle bir âdetiniz var mıydı?
■Vardı. Ben de sabah namazında Bakara Sûresi’nden başlamışsam her namazda devam ederek okumak sûretiyle hatimler yaptım.
- Namazda Kur'an okurken, hiç yanıldığınız oldu mu?
■Bu şundan kaynaklanıyor. Hıfza çalışırken bazı kelimeleri galat ezberleyenler aynı şekilde okudukları için çabuk yanılırlar. Ben elhamdülillah bir kelime olsun galat ezberlememiştim. Bunun için de herhangi bir yanlışlık yapmadım. Namazlarda yanıldığımı hatırlamıyorum.
-Fahrî hizmetlerinizle birlikte 35 yıl 9 ay hizmetten sonra bu mukaddes görevden ayrılmak öyle zannediyorum ki sizin için kolay olmamıştır. Şimdi neler hissediyorsunuz? Duygularınızı öğrenebilir miyim?
■Mihraptan ayrılmayı hiç düşünmedim. Ben kalp hastasıyım. Son zamanlarda bu rahatsızlığım iyice belirlemeye başladı. Ev ile cami arası da biraz uzak mesafedeydi. Gidiş gelişlerde bir hayli zorlanıyordum. Rahatsızlığım sebebiyle ayrılmak zorunda kaldım. Benim şahsî kanaatim, Din adamı yaşlandıkça mihrabı doldurur. Ben bu hizmetten mahrum kaldığım için üzgünüm. Din adamının emekliliği, rûhunu teslim ettiği gün başlar. Ancak benim mazeretim vardı. Mübârek bir makamda hizmet etmek, mutlulukların en güzelidir.
 -Boş zamanlarınızı nasıl değerlendiriyorsunuz?
■Evde ve camide hâfızlığımı tekrar etmek sûretiyle değerlendiriyorum. Ayrıca kitap okuyor, sohbetlerde bulunuyorum.
  -Genç meslektaşlarımıza bir mesajınız olacak mı?
■Mihraba geçen gençlerimiz­den memnunum. Genç meslektaşlarımız bilinçli hareket ediyor. İnşâllah memlekete ve millete hayırlı hizmetlerde bulunurlar. Bildikleriyle amel etmelerini, mesleğe gölge düşürecek davranışlardan şiddetle kaçınmalarını tavsiye ediyorum.
- Verdiğiniz bilgiler için teşekkür ediyor, sizlere sağlık ve mutluluk dolu günler temennisi ile rahatsızlığınızdan dolayı Allah'tan acil şifalar diliyorum.
■ Ben teşekkür ederim efendim.