Menu:






















Mesut TÜRKER

Dr.Mesut TÜRKER

Yozgat MHP Eski Milletvekili 

AKDAĞMADENİ - 1951, Hacı Abdullah, Nazife - Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi, Aynı Fakültede Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi İhtisası - İngilizce - Uzman Tıp Doktoru - Acil Yardım ve Travmatoloji Hastanesi Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı ve Başhekim Yardımcısı - XXI inci Dönem Yozgat Milletvekili - Evli, 3 Çocuk.

MHP TÜRKER’İN BAŞVURUSU REDDEDİLDİ
 

18 Mayıs 2007

MHP Eski Milletvekili Mesut Türker, adaylık başvurusunun kabul edilmemesi nedeniyle basın bildirisi yayınladı.
Türker, “DYP, ANAP. BBP, DSP gibi birçok partide siyasi kredisini yitirmiş insanların MHP’ye girip parti üst yöneticisi olmaları uygun görülürken, kendini Türk milliyetçiliğine adamış, siyasi hayatında hiçbir kırıklık olmayan benim gibi bir insanın MHP’den milletvekili aday adayı olmasına müsaade edilmemesinin izahını bu kararı verenlerin vicdanına bırakıyorum” dedi.
Ülkenin seçim sürecine girdiği şu günlerde, Türk milliyetçilerinin küskün, kırgın, dağınık ve paramparça bir görüntü vermesi kendisini bir ülkücü olarak rahatsız ettiğini belirten Türker, “Bu dağınıklığın giderilerek, milliyetçilerin MHP’de bütünleşmesine katkısı olur düşüncesiyle, Yozgatlı ülküdaşlarımızın da yoğun desteğiyle MHP Yozgat milletvekili aday adayı olmaya karar verdim. Bu kararım Partim Üst Yönetimine iletildi; ancak MHP Genel Başkanı’nın adaylık müracaatımı kabul etmediği, şahsıma dolaylı olarak bildirildi” diye konuştu.
Türker açıklamalarına şöyle devam etti.
“Yozgat Merkez Hürriyet İlkokulu’nda okuduğum, okul bahçesinde gülüp oynadığım yıllarda, her çocuk gibi ben de renkli hayaller kuruyor, hayatı anlamaya çalışıyordum. Ortaokul, lise ve özellikle üniversite yıllarında, kendimi ve çevremi daha iyi tanıdıkça, içimde büyüyen memleket sevdasıyla, vatanıma ve milletime karşı kendimi sorumlu hissediyordum. Bu sevda tamcıktı; çünkü mayamızdan, aldığımız milli terbiyeden kaynaklanıyordu.
Üniversite yıllarında, dava arkadaşlarımla birlikte, hem bilimsel ve mesleki alanda kendimizi yetiştirmeye çalışıyor, hem de memleket meseleleri ile uğraşıyor, bu meselelere çözüm yolları arayarak yarınlara hazırlanıyorduk. Üniversite tahsilimi bitirip, ülkücü genç bir doktor olarak doğum yerim olan Akdağmadeni’nde göreve başladığımda, memleketimin güzel insanlarına yardımcı olmanın, onların dertlerine çare bulmanın ne büyük bir mutluluk olduğunu yaşayarak anlıyordum.
Şunu açıkça belirtmeliyim ki, hekimlik hayatım boyunca memleketimin asil insanlarına hizmet etmek uğrunda hiçbir fedakarlıktan kaçınmadım, doğruluktan, dürüstlükten, hekimlik ilkelerinden asla taviz vermedim. Görev yaptığım tüm hastanelerde, insanlar arasında hiçbir ayrım gözetmedim; ancak nedense Yozgatlı hastalar beni arar, ben de nedense hep onları arar bulurdum. Bilmem belki kan çekiyordu belki de Yozgat sevdası.
Meslek hayatımdaki hizmetlerimi, hemşehrilerimin yoğun ilgisi, sevgisi ve desteği, ülke ve Yozgat sevdası beni Meclise taşıdı. Beni Meclise gönderenler, hekimlik hizmetlerinde olduğu gibi, doğru, dürüst, haysiyetli ve onurlu bir biçimde kendilerini temsil etmemi istiyorlardı. Biliyordum ki dava arkadaşlarım, küçük görülmeden ve küçülmeden, itilip kakılmadan ve aldatılmadan yaşamak, yani insanca yaşamak özlemiyle yanıyorlardı. Ben de bu samimi beklentilerin gereği olarak ülkemin, milletimin yüksek menfaatleri neyi gerektiriyorsa onu yaptım. Yani Türk milliyetçisine yakışan ne ise onu yaptım.
Bağımsızlık ve egemenlik haklarımızı temelden sarsan, tahkim yasası, ikizler sözleşmesi, Derviş yasalarına ve toplumumuzun adalet duygusunu ve vicdanını zedeleyen af yasasına ülkücü tavrın gereği olarak hep ret oyu verdim. Bebek katili bölücü başının idam kararının Meclise getirilebilmesi için, Meclis’te yaptığım konuşmada vekillerden destek bekledim.
Hekimlik yıllarımda olduğu gibi milletvekili olarak da doğruluktan şaşmadım, rüşvet, yolsuzluk, iş ve ihale takibi gibi konular hayatımın hiçbir döneminde benimle beraber olmadı.
İnsanlarımızın bana karşı olan sevgi ve muhabbetinden rahatsızlık duyanlar, hizmetlerimi gölgelemek isteyen bazı kimseler her fırsatta önümü kesmeye çalıştılar. Hatta Yozgat Devlet Hastanesi’nde yoksulların ameliyatlarını yapmak için düzenlediğim kampanyalar bile engellenmek istendi, ancak her şeye rağmen insanımıza hizmetten kaçınmadım.
Siyasete tabandan, halkın içinden, halkın gücü ve desteği ile geldiğim için, kendimi önce yüce Allah’a, sonra da bana kendilerini temsil etme yetkisini veren insanlara karşı sorumlu hissediyordum. Bu nedenle, hiçbir zaman kula kulluk etmedim, haksızlığa ve yanlışlara karşı tavır koydum, yeri geldiğinde baş kaldırdım, isyan ettim. Bu davranışlarım, içinden geldiğim, temsil ettiğim insanları memnun ederken; mensubu olduğum Parti Üst Yönetimince parti disiplini açısından yanlış bulunuyordu. Bu nedenle, Partim tarafından açıkça dışlandım. Ancak, hiçbir zaman yılmadım. Ülkücü iradeyi temsil ettiğime inandığım için yaptıklarımdan, söylediklerimden hiç pişman değilim. Şahsi menfaatlerini ve ihtiraslarını ülke menfaatlerinin üstünde tutan bir politik zihniyetin hiçbir zaman mensubu olmadım. Bu nedenle, şahsıma yapılan haksızlıklardan dolayı hiç kimseye kırgın ve de küskün değilim. Yeter ki ülkemiz, milletimiz zarar görmesin
 

www.sorgungercekhaber.com