Menu:




















 

HEY GİDİ GÜNLER HEY

Kimseler görmeden kaysıları yolardık
Üzüm almak için ,bağlara dalardık
Bekçiler kovalar,korkumuzdan ağlardık
                                 Biz çocuktuk  aklımız ermezdi
                                 Bekçinin canı gider, üzüm vermezdi

Kaysıların ,eriklerin dalına çıkardık
Korkumuzdan  sağa, sola bakardık
Sahibi gelecek diye çok korkardık
                                 Biz  çocuktuk  aklımız ermezdi
                                 Bekçinin canı gider ,üzüm vermezdi

Bekçi bizi görürse  bir kere
Kaçardık  her birimiz bir yere
Görmesin diye saklanırdık evlere
                                 Biz çocuktuk aklımız ermezdi
                                 Bekçinin canı gider üzüm vermezdi

Bekçiler kovalar biz kaçardık
Korkumuzdan sanki uçardık
Kaysıları,üzümleri yollara saçardık
                               Biz çocuktuk aklımız ermezdi
                               Bekçinin canı gider üzüm vermezdi
                              
Bekçiden saklanırdık dikenlerin arasına
Dikenler batardı  elimize ara, sıra
Kaysıları yolardık dalları kıra ,kıra
                                 Biz çocuktuk aklımız ermezdi
                                 Bekçinin canı gider,üzüm vermezdi

Bekçi yakalayınca  çok kötü döverdi
Kaçınca  arkamızdan  acayip söverdi
İki bekçi bir olur ,bir çocuğu döverdi
                                 Biz çocuktuk aklımız ermezdi
                                 Bekçinin canı gider,üzüm vermezdi

Hey gidi günler hey,ne bağ kaldı nede bekçi
Şimdi bağlarda dolaşıyor   koyunlar  ve keçi
Kimseye bir şey kalmadı, insanlar bir emanetçi
                              Biz  çocuktuk aklımız ermezdi
                              Bekçinin canı gider ,üzüm vermezdi

                                                                                                            İsmail  KOÇAK
                                                                                                            Emniyet AMİRİ

 

O GÜN ÇOK MUTLUYDUK

Koyunlarımız,kuzumuz,ineklerimiz vardı
Atımız,eşeğimiz bineklerimiz vardı
Ekmeğe,yemeğe konan sineklerimiz vardı
Ama o zaman çok,çok mutluyduk
Keçimiz,koyunumuz,kuzumuz vardı
Hayalimiz,düşümüz arzumuz  vardı
Birbirimize  geçen,nazımız vardı   
Ama o gün çok,çok mutluyduk
Tarlamız,bağımız ,bahçemiz vardı 
Ne güzel bir dilimiz,lehçemiz vardı
Çeşmeden ,suyumuz tertemiz akardı
Ama o gün çok,çok mutluyduk
 Kağnımız,arabamız atımız vardı
Kapıyı bekleyen karabaş itimiz  vardı
Duvarımız yoktu  ama çitimiz vardı
Ama o gün çok,çok mutluyduk
Fakirdik ama ,Allaha şükrümüz vardı
İnsanları sever,sevme fikrimiz vardı
Düşsen ,komşular yardıma koşardı
Ama o  gün çok,çok mutluyduk
 Ayakkabımız yoktu ,çarığımız vardı
Bağımız,üzümüz korkumuz vardı
Şapkamız,yoktu sarığımız vardı
Ama o gün çok,çok mutluyduk
Yaylamız vardı,obamız vardı
Kaloriferimiz yoktu,sobamız vardı
Bizi koruyup kollayan babamız vardı
Ama o gün çok,çok mutluyduk
Atımız vardı ,tayımız vardı
Yüzmek için ,çayımız vardı
Dillere destan,köyümüz vardı
Ama o gün çok,çok mutluyduk
Düğünümüz vardı,bayramımız vardı
Yoğurdumuz vardı,ayranımız vardı
Bayramda analar türlü yemekler yapardı
Ama o gün çok,çok mutluyduk
Bağımız vardı ,bayırımız vardı
Hayvanları yaydığımız  çayırımız vardı
Bekçiler bizi hep,hep  kovalardı
Ama o gün çok,çok mutluyduk

 

İSMAİL KOÇAK

                                                     EMNİYET AMİRİ