Menu:





















Mehmet YILMAZ

GÜLLER

Kırmızılı güller
Bazen sarılı
Bazen de siyah güller!...

Anlamadınız beni,
Sizi hiç dalınızdan koparmak ister miyim ?
Kırar mıyım ? sizi.

Anlamadınız!
Size kötü söz söyleyemeyeceğimi
Ağzımdan çirkin laf çıkmayacağını.

Anlamadınız,
Sizi ne kadar sevdiğimi

Anlamadınız,
Size zarar gelmesin diye kanat gerdiğimi
Sadece sizi düşündüğümü.

Anlamadınız güller
Anlamadınız beni
Ben şimdi yorgun ağlarken kendi kendime
Tek şey geçiyor aklımdan
Anlamadınız güller
Anlamadınız beni

Aslında niye ağladığımı bal gibi biliyorum.
Anlaşılamadığıma üzülmüyorum
Üzüntüm; sizi kaybettiğime

Belki güller sizinde ağlama şekliniz vardır.
Ama ben bunu nerden bileyim?
Ağladığınızı belli etmiyorsunuz ki.
Anlamadınız demiştim ya!...
Yanılmışta olabilirim.
Belki de çok iyi anladığınız için,
Böyle davrandınız bana.
Belki de insanları kırmakta üstüme yok
Belki de!... Ah! Şu belkiler

Ne çok belki var hayatımda.

Keşke hiç belki olmasaydı
Keşke güller bu kadar güzel,
Onları anlamak bu kadar
Zor olmasaydı.

Keşke!... Ah!... bu keşkeler

Güller güzeldir. Sevilmek ister.
Maharet onlara sevdiğini göstermekte değil.
Yiğitsen onları, onlara belli etmeden sev.

Gülleri kopararak alırlar.
Sonra “biz gülleri seviyoruz”, derler.
Gülü seven hiç dalından koparır mı?
Sorarım, gülü sevmenin zevkine varır mı?

Dalında gül koklamak istedim
Gül gülmedi bana
Gül demeyi mi? Bilemedim güldürmeyi mi?

Ah!... bu keşkeler vardı ya
Ah!... o keşkeler

Keşke, birisi gül koklamayı öğretseydi bana
Keşke, birileri gül koklamanın zorluklarını anlatsaydı bana,
Keşke, bir çokları gül koklama yanarsın deseydi bana
GÜLÜ DALINDA KIRMADAN ÖNCE

Mutlu YILMAZ
23 Haziran 1995 / Cuma
Saat: 22.35

Mehmey YILMAZ Evi

İNSAN DÜŞÜNDÜKÇE İNSANDIR

Düşünüyorum,
Ne kadar az düşündüğümü.
Düşünüyorum,
Düşünmek için ne kadar az çaba harcadığımı,

Boş olarak nitelendirilen zamanlarda
Bol bol düşünerek
Boş zaman olmadığını kendime ispat ediyorum.

Konuşuyorum,
Konuştukça, kendimi daha iyi tanıdığıma inanıyorum.
Konuşuyorum,
Konuştukça hatalarımı daha iyi anlıyorum
Konuşuyorum,
Yerli yerinde
Konuşuyorum,
Yersiz yerde
Sonra!... sonra
Yersiz konuşmanın anlamsız olduğunu
Düşünerek buluyorum

Sonra yine düşünüyorum
Konuşmak:
Düşündüklerimi mi? Yoksa!
Karşımdakinin duymak istediklerini mi?

Düşünüyorum da,
Toplum içinde ne kadar az düşünüp, ne kadar az konuşuyoruz.

İnsanlar konuşu konuşa anlaşır.
Yoksa! Anlaşmak mı istemiyoruz?
Konuşurken anlaşmak gerekir.
Çünkü konuşmak anlaşmak içindir.
Konuşmak saçma sapan değil!...
Nedenini, niçinini araştırıp çok düşünerek konuşmak
Düşünüyorum öyleyse konuşabilirim.

Mutlu YILMAZ
22 Haziran 1994 / Çarşamba       Saat: 16.40

SEN

Bırakıp gittiniz beni insanlar
Sanki sizden biri değilmişim gibi
Hatırlamadınız beni
Yıllarca birlikte olmamışız gibi

Yaptınız son vazifenizi
Burada boylu boyunca
Bırakıp gittiniz beni

Unuttunuz,
Unuttunuz bile beni
Oysa daha ellerim soğumadı bile

Kabul etmediniz öldüğümü,
Bağırıp çağırdınız durmadan
Sanki size ölüm yokmuş gibi

Şimdi gördüm ki,
İnsanların gerçek yüzü toprağın üstünde değil
Altında belli oluyor.

Sen,
Sen, yaşarken beni sevdiğini söyleyen güzel kız
Neden? Mezarımın başında değilsin
Yaşarken yanımda olmadığın gibi.

Sen,
Sen, yaşarken iyi dostum olduğunu söyleyen delikanlı
Neden? Mezarımın başında değilsin
Yaşarken sana ihtiyacım olduğunda gelmediğin gibi

Sen,
Sen, insanlık
Sen,
Sen, insan olduğunu sanan varlık
Sen,
Sen, insan olamayan zavallı yaratık
Sen neden yoktun?
Yaşarken yanımda olmadığın gibi.

Mutlu YILMAZ
1 Ağustos 1995 / Salı     Saat: 13.58

YETERKİ SEVGİ OLSUN

Seviyorum seni delikanlı
Kardeşçe seviyorum
Kahpece değil

Seviyorum seni güzel kız
Erkekçe seviyorum
Kalleşçe  değil

Seviyorum seni anne
Çocukça seviyorum
Riyakarca değil

Seviyorum seni baba
Delikanlıca seviyorum
Kandırmaca değil

Seviyorum sizi insanlar
İnsanca seviyorum
Hayvanca değil

Seviyorum sizi hayvanlar
Belki insanlar kadar değil

Seviyorum seni arkadaşım
Başkalarının sevdiği gibi değil

Seviyorum seni .....
Sevilecek her şeyi seviyorum
Yeter ki sevgi olsun.

 

Mutlu YILMAZ
1 Ağustos 1995 / Salı
Saat: 13.50

ÖLÜM VE SEVGİ

Sevgiden bahsetmek istiyorum
Dilim dönmüyor
Sevgiyi anlatmaya
Gücüm yetmiyor.

Ölümden bahsetmek istiyorum
İçim ürperiyor.
Ölümden kaçmaya da
Gücüm yetmiyor.

Ölümü sevgiyle yan yana koysam
Ölümü sevmeyi nasıl anlatsam?
Ölümden kaçış yok diye haykırsam!
Bunu da yapmaya gücüm yetmiyor

Mutlu YILMAZ

17 Nisan 1993 / Cumartesi Saat:17.35

BEN İŞTE O ZAMANDAYIM

Hani insan çok bildiğini sandığı
Ama hiçbir şey bilmediği
O zaman var ya işte ben o zamandayım

Hani insan çok sevdiğini söyler ya
Ama hiç sevmemiştir
İşte ben o zamandayım

Hani insan inandığını sanır ya
Ama inançsızın ta kendisidir
Ben işte o zamandayım

Hani insan bilmekle bilmemek
Olmakla olmamak arasındadır ya
İşte ben o zamandayım.

Mutlu YILMAZ

19 Aralık 1992 Saat:00.42

Mutlu YILMAZ'ın Annesi

ANNE SEVGİSİ

Annemi verin bana
Ben garip biriyim
Annesiz yaşayamam

Annemi verin bana
Ben zavallı biriyim
Onsuz yapamam

Annemi verin bana
Kara topraklar
Onsuz bu bedeni
Taşıyamam

Mutlu YILMAZ
27 Aralık 1991
Saat: 21.58

KAR TANELERİ

Bembeyaz bir karanlık
Bembeyaz bir gece.

Kar taneleri,
Bir anne sevgisi,
Bir anne şefkatiyle
Örtmüş yeryüzünü.

Neden hiç düşündük mü?
Kar beyaz
Gelinlik beyaz
Kefen beyaz

Bembeyaz bir gece
Bembeyaz bir karanlık .

 

Mutlu YILMAZ
27 Aralık 1991     Saat: 21.05

İSTANBUL

Yıl 1995  Yalova’dayım
Ömrümde ilk defa deniz görmüşüm
İçimde bir heves,
Gülmüşüm gülmüşüm.

Karşısı İstanbul,
Hemen şuracıkta can bul.
Sevgi, nefret, istek, korku
Çeşit çeşit his
Hiç biri gerçek değil
Gerçek olan İstanbul ve siz

Uzatsam elimi dokunabilir miyim?
Kartal’a veya Pendik’e
Ayağım buradan yetişir mi?
Beşiktaş’a, Kabataş’a

Gözlerimi yumdummu İstanbul’dayım
Hem de tam göbeğinde
Fatih köprüsünden geçiyorum
Hisarlar gözbebeğimde

İstanbul da yaşayamadım korktum!
Gezmeye bile

Gitmedim sayfiye yerlerine
Bilmiyorum Aksaray’ı, Fatih’i, Eyüb’ü
Bilmiyorum Üsküdar’ı, Kadıköy’ü

Ama hiç biri İstanbul’u  sevmeme
Engel değil
Niçin, İstanbul için?
Bu kadar şiir yazıldığını anlıyorum

Korkuyorum
Ürperti, ismini duyduğum zaman bile
Yaşayamam orada o insanlar ile
İstanbul’u yaşayamadıktan sonra.

Mutlu YILMAZ
11Haziran 1995     Saat: 11.25